20.Ağustos.2018, Pazartesi günü eklendi

Sevilay küçükkaya yazdı ‘S / EMPATİ’

Bir tüccar gibi hayatınızın matematiğini kendiniz yapmalısınız,başkalarının eline hayat hesaplarınızı bırakmamalısınız.

Mutlu olmak istiyorsanız her beklentinizi gözden geçirin. Önce hedefinizi hayal edin.Kafanızda kurgulayın.Hayalinizi kelimeye dökün.Evrenin kuralı budur,içten söylenmiş ,kalpten geçen kelamınız kaderiniz  olur. ‘’Hayattaki nihai amacınız sizin ruhunuzu mu geliştirecek,sadece cebinizi mi dolduracak,gerçekten seni mutlu etmeye yetecek mi ,kısa vadeli ve uzun vadeli amaçlarınız var mı,hedeflerinizin ne kadarı gerçekleştirilebilir ? ‘’, bu soruları kendinize sorun. Hedefiniz bütünün hayrına olmalı,bencilce sadece sizin hayrınıza olursa hedefin sonucunda demorolize olduğunuzda tek başınıza üzüntü,hedefinizde başarı elde ettiğinizde de tek kişilik bir zaferi kutlarsınız .Yalnız şu önemli bir nokta ; hedefiniz bir insan,bir şahıs  olmamalı… İnsanları hedef edinirseniz ,mutsuz olursunuz,sürekli inişler ve çıkışlar yaşarsınız ,hayat adaptasyonunuz bozulur. Doğru bir amaca hizmet ederek enerji ve çabanızı iyi niyetli bir  yola kanalize ederek kendinizi iyi hissedebilirsiniz,ve bir şeyler üretmek,hareket etmek ,derin derin nefes almak beyninize oksijen vererek sizi olumlu yönde  toparlar.

Hayata yeniden başlamak mümkün değil ancak mutlu sona gitmek için ruhumuzun gidişatı bizim elimizdedir.

Bir kadın tüm geleceğini hayatındaki adamın vicdanına teslim etmemeli,kendi doğruları ,gücü,inancı,kararları olmalı kadınların….

İnsanların hüzünlerini,acılarını kabul etmelisiniz .Ne demek ‘’ erkekler ağlamaz ?’’, ‘’kadınlar sulu gözlüdür ‘’ bu söylemler sınıflandırma ve ötekileştirme içerir .Herkesin özlemi,acısı,kederi olur.Hiç birimiz sonsuza kadar Polyanna olamayız.

Yaşam kalitemizin ortaya çıkacağı dönemler ,egonun varlığından haberdar olmamız ilk gençlik çağlarıdır. Geçmişe göz atalım ;küçüklük anılarımıza geri dönerek analizler yapıp ,yaşam yolumuzun belirlendiği kırılma nokltalarını saptayıp, ,kaybettiğimiz insanların gölgeleri,matemlerimizi örttüğümüz  perdeler,gönlümüzün kırıldığı söylemler,sesler,anne ve baba figürleri,kardeşlik ilişkileri ,soğuduğumuz her şey ve her an hayata küsmeye açık olan egomuzun ruhumuza kararlı ve yararlı etkisi için aslında kodlarımızı gözden geçirmeliyiz, yaralarımızı sarmayı geri planda kalmış bellekten ön hafızaya çekelim,yani kendimizle yüzleşelim,sorunlarımızı   tamir etme gücü bizde,elimizde…

‘’Mükemmel bir çocukluk geçirdim ve geçmişte hiç örselenmedim ‘’diyenlere inanmayın,ruhun şımartılmışlık derecesi de sorunlu bir gençlik aşamasının sonucudur. Biz kendimize bakalım. Zaten kendimizi başkalarıyla kıyaslamak çok mantıksız bir akıl oyunudur,kişi kendi yoluna odaklanmalıdır.Kardeşler arasında ego savaşları sürekli kıyaslandıkları ve kıyasladıkları için çıkmaktadır.Çıtayı aşan, etik olmayan  kıyaslamaların sonucu kaçınılmaz küslük ve soğukluktur.

Bir erkek anne sevgisini çağrıştıran iyi huylu,sakin yaradılışlı,alttan alan,üzerine titreyen gayet mütevazi bir bayanla tanışıp,huzurlu bir seçimle evlenip, yıllar sonra bu hisleri bir kenara bırakıp  heyecan arıyor.Bir kadın da alttan alan ,evine bakan,saf,iyi niyetli,çalışkan,verici ve yapıcı bulduğu fedakar adamla evlenip daha sonra sadece onu bankamatik olarak kullanabiliyor. Bu iki durumda da değişen şey ruhlarının rengidir.İlk evlenirken istenilen standart toplum gereği evlenmiş olmakla beraber aile doyumudur.İleri aşamalarda yuva sıcaklığı bakımından alışkanlıklar ve talepler doyuma ulaşmış,manevi anlamda eşiyle bir düzey yakalayamamış ve başka arzulara yönelmiş insan davranışlarıdır.Ruh eşini bulamamış çiftlerin evliliği böyledir,ruhen eş olmak bu değildir.

Bir baba sadece eve ekmek getirmenin babalık olduğunu düşünebilir.Temel ihtiyaçları karşılamanın yeterli olduğunu düşünebilir.Fakat çocuk ve gençlik aşamasında, evladının her zaman yanında ve arkasında olabilmek gerçekten baba olmaktır.

Bir anne ufak bir nedenle bile evladına bela okuyabiliyor,çocuğunu dövebiliyor,aşağılıyor,sinirden avazı çıktığı kadar bağırıyor.Malesef  sinir krizi geçirip ciddi işkenceler yapan öz ve üvey anneler Allah’ın manevi olarak kutsal bir yere koyduğu analık mertebesine ulaşamıyor.

Hayata karşı empatimiz olsun ,yoksa yapmacık bir sempatimiz olur…

Bu bayramda gerek hayattaki, gerekse ebedi hayata intikal etmiş  mezardaki  büyüklerimizin gönlünü alabilmemiz dileğiyle…

Mutlu Haftalar….

 

 

 

Yazar Hakkında

2 Yorum gösteriliyor
Sözünüzü yazın
  1. ahmet düzen dedi ki:

    Sayın Küçükkaya, son zamanlarda yayılan kuantum ile başarı kitapları gibi bir şey olmuş: İçten söylenmiş kelam kaderiniz olur. Toplumumuz bunu da yanlış anladı. Her gün kalktı 1200 TL’ye ihtiyacım var diye akşama kadar 1200 TL ver bana dedi evrene yolladı. Amaç, hedef, süreç ve sonuç aşamasında da yarı yolda kaldık. Zira Kimya Öğretmenliği hayaliydi kızın, okudu mezun oldu, KPSS’yi geçemedi, bekledi, gitti evlendi. Sonuç mesleği beklerken yaşım geçti ne yapayım. Kadın, erkeğinin düşüncelerini paylaşır oldu sosyal mekanlarda. Mecburen tek silahı olan ağlamakla yaptırmaya başladı erkeğine isteklerini. Kadın egoizm hastalığına yakalanmıştır bir de. Sadece kendisi için yaşamıştır, hiçbir buluşu da yoktur. Evlilikte de kadınlar menfaatçi davranıyorlar. Vazgeçilmez olmayı bilmiyorlar. Ne zaman kadın şunu kendine sorarsa başarılı olacaktır: “aynı organ ve haz noktalarından ben dede var bu adam neden ona gidiyor benim eksik olan şeyim nedir?” dediği anda anlayacaktır olayın sadece cinsellik olmadığını. Evet empati kurması gerekir kadının, kendini kocasının yerine koyup hangi durumlarda aldatıp aldatmayacağını anlaması için. Başarılarınızı özlemle takip etmekteyim

  2. Şükrü tarhan dedi ki:

    1980 sonrası sanki vahşi kapitalizmin bireyci mantığı daha bencil bir nesil yetişmesine sebeb oldu. Daha sosyal daha toplum bilinci yüksek nesiller yetiştirebikecek aile sayısıda o kadar azki. Çocuk yetiştirecek anne ve babalarında eğitime ihtiyacı olduğu çok aşikar. Bu nedenle insanlar özeleştiri yerine hep karşısındakini eleştirmeyi tercih ediyor ce kesinlşkle empatiden uzak bir tarzları oluyor. İnsanlara bunu hatırlatmanız ve özgüven sahibi olunulmasını insan olarak duuhularımızı saklamamanın daha gerçekci olacağını öğrenmemiz daha samimi bir insan olmamızı sağlar, yazınızdan bu çıkarımları ysptım. Güzel bir bayram diliyorum. Saplıkla kalın

Yorum bırakın

XHTML: html etiketlerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>