10.Eylül.2018, Pazartesi günü eklendi

SEVİLAY KÜÇÜKKAYA YAZDI ‘BONUS ‘

 Bugün uyum haftasının ilk günü ; okul hayatıyla tanışma ve tatilin son bulması birinci sınıflarımız için ilk haftalarda çocuk tarafından evden kopuşun kabus olarak algılanması ihtimali yüksekken, velilerimizin serinkanlı,istikrarlı ve sabırlı olması gerekiyor tabii ki veliler için de biraz  zor bir dönem…

Okulu sevdirmek ve motivasyonu sağlamak için bu dönemde çocuk aşırı şımartılmamalı,okula gitmesi karşılığında çocuğa hediye ve gezme vaat etmemelidir.Ayrıca dönüş yolunda verilen mesajlar çok önemli ; çocuğa’’ okulda komik olan olayları aklında tut bana da anlat ‘’gibi ufak bir tembih görevi verilmelidir.İşleyişin sağlıklı ilerlemesi için çocuğun anlattıklarını gerçekten dinlemek,geçiştirmemek,koordinasyon sürecinde sabırlı olmak çocuğa güven vermek ve korkuların bertaraf edilmesi çok önemli .Başlangıçtaki tarmvalar hafif atlatılmazsa ilerdeki eğitim hayatının ara dönemlerinde işler iyi gitmeyecektir.İsimleri öğrenmek de çok önemlidir,çocuğun arkadaşlarının isimlerlini öğrenmesi etkileşim içinde olduğunun göstergesidir.Çocuğumuza arkadaşlarının isimlerini sorabiliriz,bu isimler gün geçtikçe artıyorsa bu pozitif bir gelişmedir.Bazı başarılaın lanse edilmesi  zirvede tek kişiye nasip olabilir mesela Kızılderililerin yaşadığı yere beyaz adam olarak Colombus ‘’ burası Amerika’’ demiştir ve keşfin ismen  geleneksel değeri kendisinde kalmıştır. Çocuklarımıza tek başına güçlü, değerli ve özel olduğunu söyleyerek, başarının hayal ürünü olduğu değil aksine başarıyı kabul ve rıza kısmına geçmiş oluyoruz.Dilimizin güzel ve doğru kullanılması da ilkokulda alışkanlık haline geliyor ve yerini ikinci bir dil yani yabancı dil öğrenmeye bırakıyor. İngilizceyi aksan olarak doğru ve zengin cümleler  öğrenmek için benim önerim ikinci el basit hikaye kitaplarıyla işe başlamak.Çünkü ikinci el kitaplarda bir çok bilmediğiniz kelimenin altı çizilmiş,kelime anlamı üzerine yazılmış olabiliyor.Bu da işi kolaylaştırıyor,fakat çocukların çoğu tertemiz ürünler sıfır ve mümkünse süslü kitapları tercih ediyor.Çocuklar için bilingual olmasını istiyorsak İngilizce animasyon ve çizgi filmler izletmek çok yararlı olacaktır.Aslında tek gerekli olan kendimizi geliştirmeyi istememiz.Bu konuda dikkatimizi dağıtan çok konu var.Büyük resme baktığımızda başkalarını eğitimimizden sorumlu tutup yerimizde sayıyoruz.

Her günümüz aynı geçiyor aslında zamanımız ziyan.Online oyun oynamak ,chat yapmak,birbirimizi stalklamak,son yılların hobisi.Başkalarını içimizde hırs edinip yara bilip tüm gün kanatıyoruz.Deşiyor deşiyoruz kim kimle nasıl ne yapıyor nerede ne harcamış ne giyinmiş her şey ama her şey…Böylece takip ettiklerimizin ya kopyası olmaya çalışıyoruz,ya laf sokmaya ya da özenti olarak köşeden izliyoruz sadece.       Zaten laf sokmayı seven bir toplum olmamız ekşi sözlük kullanımından belli değil mi ? Ve tüm gün nerdeyse çoğu sosyal sitelerde sürekli aktifiz mesela Facebookta o kadar çok grup var ki hangi birine katılacağımızı şaşırdık,çoğu da içeriğini geyiğe bırakmış,rüştünü ispatlamış saygın platformları da birkaç kendini bilmez sabote etmeye çalışıyor.Çünkü amaç değişmiş,tanışma olmuş karşı cinsimize zihinsel takığız tanışmazsak günah !

Hayatımızda eğer hedefimizdeki yerimizde değilsek,hep başkalarını kınıyor ve suçluyorz,affetmekte de egoluyuz.Öğretmeni suçla,doktoru suçla,polisi,avukatı,bakanı aileni çevreni başkalarını suçla ve en sonunda kaderi suçla .Sen sağ selamette kal böylece biz hiç hatalı değiliz.Harikayız.Artık kendimizle birlikteliğimizde gerçeklerimizi bir tarafa atmayı bırakıp kendimizi objektif olarak ölmeden geliştirmeliyiz.Affetmek öğrenilen bir durum,kendiliğinden oluşan ya da doğuştan gelen bir durum değil.Düşmanlık duygusu ve kin duymak çok anlık duygular aslında çünkü beyni saran,yüreği yakan ateş,hararet ve agsresiflik karşısında aciz düşüyoruz ..Aslında affetmek daha zevkli….Birbirimizin Cenaze törenine katılmayacağız belki ama öbür dünyada görüşeceğiz …Çünkü biz aynı okyanusun balıklarıyız,bazılarımız daha kaliteli hepsi bu….Yaranızı Yaratan sarsın,çok kıymetli bonuslar gelir kırık kalbe tahmin edemezsiniz … Yüreğinizi sıkan kim varsa affedin gitsin !

EN ÇOK DA ÇOCUKLARIMIZA MUTLU HAFTALAR ; SELAMETLE…

 

 

 

 

Yazar Hakkında

3 Yorum gösteriliyor
Sözünüzü yazın
  1. İbrahim dedi ki:

    Hocam Elinize Sağlık Yine Her Zamanki Gibi En Güzel Ve Hayatımızdaki En Önemli Konulara Değinmişsiniz Başarılarınızın Devamını Dilerim

  2. İbrahim dedi ki:

    Hocam Elinize Sağlık Yine Her Zamanki Gibi En Güzel Ve Hayatımızdaki En Önemli Konulara Değinmişsiniz Başarılarınızın Devamını Dilerim İyi Günler

  3. ahmet düzen dedi ki:

    Sayın Küçükkaya, ilkokulu yeni başlayacak öğrencilerimizin velilerine tavsiyelerde bulunmaz hoş olmuş. Hafiften eğitm sistemini eleştirir gibi olmuşssunuz ama başkalarını suçluyoruz ile vaz geçmişsiniz. PISA testindeki başarımız: 72 ülke içinde 50. sıradayız. Bilim, matematik, okumada 0,3 gibi değerle son sıralardayız. Singapur bu testte 1. sırada. Singapurda öğretmenler sadece bir enstitüde yetiştiriliyor. yani burdan mezun olabilirse o da çok zor, öğretmen olabiliyor. master, doktora da istiyorlar. başarı tesadüf değil yani. sosyal medyada ki çöküntü araştırılmalı bu dijital rahatlığın sebepleri tespit edilmeli? bireylerin yetiştirlmesinde ailenin ne kadar fazla sorumlu olduğu gözler önüne serilmeli. Aynı ailenin çocuğunu okula teslim ederken ve öğretmeni ile olan iletişimine olumsuz etken olan davranışlar bir bir söylenmeli. sevgi olgumuz yok oluyor bundan mütevellit affetmek, özür dilemek gibi erdemleri de unutacağız gibi me geliyor. Ne yazakki harcadıkça gelen bonuslarımız da bitti. Temeli baz alarak yazdığınız için teşşekkür ederim

Yorum bırakın

XHTML: html etiketlerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>